Karadeniz'deki İtalyan Krallığı

Orta Çağ’da deniz ticaretinin tartışmasız hâkimi olan İtalyan deniz cumhuriyeti Cenevizliler, İpek Yolu'nun deniz ayağını kontrol etmek için Karadeniz kıyılarına devasa kaleler inşa etti. Bu stratejik ağın en korunaklı ve en zengin üslerinden biri ise dönemin "Samastro"su, bugünkü Amasra oldu. Doğal bir liman sunan yarımada üzerine kurulan heybetli surlar, Cenevizli amiraller ve tüccarlar için Karadeniz'deki altın ticaret kapısı olarak asırlarca hizmet verdi.

Fatih'in Tek Kurşun Atmadan Aldığı Yer

1460 yılında Trabzon Rum İmparatorluğu üzerine sefere çıkan Fatih Sultan Mehmet, Bakacak Tepesi’nden şehri ilk gördüğünde büyülenerek lalasına tarihe geçen şu sözü söyledi: "Lala, lala! Çeşm-i Cihan bu mu ola?" (Dünyanın gözbebeği burası mıdır?). Şehrin eşsiz güzelliği karşısında top atışına izin vermeyen genç padişah, donanmayı denizden, orduyu karadan şehre dayayarak Ceneviz valisini tek kurşun bile atmadan teslim olmaya ikna etti.

Deniz Ticaret İmparatorluğundan Balıkçı İlçesine

Bir zamanlar Akdeniz ile Karadeniz arasında tonlarca ipek ve baharatın döndüğü, İtalyan tüccar beylerinin hüküm sürdüğü o devasa koloni üssü, Osmanlı fethinden sonra sakin bir liman kasabasına dönüştü. Bugün Bartın iline bağlı şirin bir sahil ilçesi olan Amasra, kayalıklara çarpan dalgaları, tarihi Ceneviz Kalesi, Kemere Köprüsü ve balık lokantalarıyla o görkemli Akdeniz ticaret imparatorluğunun izlerini yaşatmaya devam ediyor.